Blog post

Hollanda’da Gezilecek Şehirler? Gizli Kalmış Bu Şehirlere Bayılacaksınız.

Hollanda denildiğinde akla gelen 3-5 popüler şehir dışında, kimi zaman gölgede kalmış, kimi zamanda adı bile anılmamış şehirlerden bahsedeceğim bu yazı dizimde sizlere. Bu bölümün kahramanları Roterdam bölgesine yakın olan şehirler, yani hepsini bir solukta rahatlıkla dolaşabilirsiniz. Yolunuz buralara düşerse uğramadan geçmeyin 🙂

Hollanda denildiğinde akla gelen 3-5 popüler şehir dışında, kimi zaman gölgede kalmış, kimi zamanda adı bile anılmamış şehirlerden bahsedeceğim bu yazı dizimde sizlere. Bu bölümün kahramanları Roterdam bölgesine yakın olan şehirler, yani hepsini bir solukta rahatlıkla dolaşabilirsiniz. Yolunuz buralara düşerse uğramadan geçmeyin 🙂

Bu bölümde aşağıdaki şehirlerle ilgili detaylara ulaşacaksınız;

1-Leiden

2-Delft

Leiden

Leiden Gezi Rehberi

Benim en çok sevdiğim şehirlerden birisi kesinlikle Leiden. İnsan yürümeye, dolaşmaya doyamıyor bu şehirde. Burası tam bir üniversite şehri… Alışveriş caddesi, kafeleri, restoranları çok keyifli. İçinden Old Rhine nehri geçen şehri bir diğer favori şehrim Delft ile birlikte aynı günde planlayabilirsiniz. Delft, Leiden, Rotterdam, Lahey (Den Haag) ve çok sevdiğim sahil bölgesi Scheveningen birbirine oldukça yakın konumda yer alıyorlar.

Leiden Yürüyüş Rotası

Yürüyüşümü kafama göre değil bilinçli şekilde yapmak istiyorum derseniz sokak planı 17.yy’dan beri değişmeyen Leidse Loper (Leiden Lop) yürüyüş rotasını takip edebilirsiniz.

Amsterdam’dan sonra en çok kanal bulunduran şehir olan Leiden’de 28 km’den uzun kanal ve su yollarını kullanarak tekne turu da yapabilirsiniz. Tekneyle gezebileceğiniz birkaç spesifik nokta isterseniz; Koog, Braassemmermeer, Kotwijk

Leiden Müzeler bakımından da oldukça zengin bir şehir, tam 13 müzesi var. Detayları yakın zamanda ayrı bir postta paylaşacağım 🙂

Leiden’de Yeme- İçme

Size burası için spesifik bir adres vermek istemiyorum, hava güzelse gözünüze gözüken en güzel kanal kenarı masaya oturuverin, zaten yediğiniz her şey o manzarayla şahane lezzetli gelecektir.

Şehir merkezinde Çarşamba ve Cumartesi günleri pazar kuruluyor. Denk gelirseniz pişmiş balık (kibbeling güzel bir alternatif olabilir) alabilirsiniz. Veya Moden De Vale Müzesi‘ne giden yol üzerinde farklı alternatifler var.

Ama yine de İpek birkaç yer söyle derseniz; Fratelli Leiden, ‘t Suppiershuysinghe, Bakker Van Maanen, JeanPagne Bistro& Aperatief Bar, Roos’ta bir göz atabilirsiniz.

Leiden’e Ne Zaman Gidilir?

Hollanda soğuğunu duymayan yoktur. Ama seyahatiniz kışa denk geliyorsa tabi ki yapacak bir şey yok:) Spesifik bir tarih seçecekseniz Leiden özellikle ilkbahar aylarında rengarenk çiçekleriyle çok keyifli oluyor.

Delft

Delft Gezi Rehberi

Gelelim bir diğer sevdiğim şehre 🙂 Sanırım üniversite şehirleri beni etkiliyor, daha sıcak geliyor. Delft’te en sevdiğim şeylerden birisi büyük meydanlarının olması. Hollanda’da meydan bulmak zordur, diğer Avrupa şehirlerinin aksine. Kanallarla çevrilidir Hollanda şehirleri, bu sebeple bir çok şehrinde geniş meydanlar bulunmaz. Delft öyle değil, daha farklı ve bu farklılık insanı mutlu ediyor. Delft kraliyet şehri olarak anılıyor, şehri 1242’de Hollanda dükü II. William kurmuş. 1654 yılında cephanelik olarak kullanılan bir binanın patlamasıyla şehrin bir bölümü ciddi ölçüde zarar gördüyse de tarihi binaların bir kısmı kurtarılmış.

Delft bir üniversite şehri, belki de enerjisi oradan geliyor. Avrupa’nın sayılı teknik üniversitelerinden birisi olan Tu Delft burada yer alıyor.

Porselenler Şehri Delft

Delft’in bir değer marifetinde sıra; Dünyaca ünlenmiş porselenleri, Delft Blue. Şehirde bu porselenleri satan çok fazla mağaza var fakat fiyatları oldukça yüksek. İlla almak istiyorum diyorsanız antika dükkanları veya antika pazarlarından 2. el almak alternatif olarak değerlendirilebilir. Ben ana meydandaki House of Vermeer mağazasını seviyorum, isterseniz bir göz atın 🙂 Bir de meydanın arka sokağında yer alan De Kaerskorf Antiguitetiten isimli antikacıya mutlaka göz atın 🙂

Delft’te Gezilecek Yerler

Gelelim şehrin en büyük ve bilindik meydanına; Nieuwe Kerk (Yeni Kilise) ve Stadhuis Delft’in (belediye binası) karşılıklı bakıştığı, etrafında restoran, kafe ve mağazaların olduğu meydan Markt. Burası şehrin kalbi diyebiliriz. Bu meydandaki kilise 1651 yılında tamamlanmış, oldukça eski bir yapı. Dışı kadar içi de oldukça güzel, biz çıkmadık fakat dilerseniz tepesine çıkıp şehir manzarasına bakabilirsiniz.

Bir diğer keyif yapılacak, bir şeyler yiyip içilecek meydan ise Beestenmarkt. Burası Markt’a göre daha küçük, yeşil ve çevreleyen restoranların masalarıyla bezenmiş bir meydan. Eğer bahar dönemlerinde buralara gelirseniz, o ağaçların altında mutlaka bişeyler için.

Gelelim enteresan bir hikayeye, ben duyduğumda etkilenmiştim bakalım aynı şey sizin için de geçerli olacak mı, ne düşüneceksiniz Antonie van Leeuwenhoek hakkında 🙂 1632 ile 1723 yılları arasında bu şehirde yaşamış önemli bir bilim adamı Antonie van Leeuwenhoek. El yapımı mikroskopla spermleri incelemiş ve ilk defa tek hücreli organizmaların varlığını dünyaya duyurmuş. Ancak kendisi bu bilgilerini paylaşabilmek için hiç kitap yazmamış (!), bulduklarını kendisi ile ilgilenen İngiliz Kraliyet Araştırma Enstitüsü ile paylaşmayı tercih etmiş ve yazdığı mektuplarla tüm bilgileri onlarla paylaşmış. 90 yaşında öldüğünde hala Delft’de yaşıyormuş ve öldükten sonra Delft’de Oude Kerk Kilisesine gömülmüş.

Vermeer Centrum; 17 yy. ressamı Hollandalı Johannes Vermeer’in eserleri ve hayatı hakkındaki detaylar bu merkezde sergileniyor. Kim bu adam derseniz meşhur İnci Küpeli Kız‘ın sahibi 🙂 Fakat karışıklık olmasın İnci Küpeli Kız tablosu Den Haag’daki Maurithuis’ta sergileniyor.

Delft Yeme-İçme Rehberi

Çocuklu hayatta İtalyan restoranların tümünü denemek gibi bir durum oluyor sanırım, bu sebeple ilk tavsiyem De Pizzabakkers Delft. Stadhuis Delft’in hemen arka sokağında yer alan restoranı biz seviyoruz, hava kötüyse eğer iç mekan dekorasyonu da keyif veriyor.

Bu pizzacının hemen sol çaprazında bulunan enfes dondurmacı; Meester Ijsbereiders. Burası baya sevilen bi yer kesin uğranmalı 🙂 (Bu dondurmacının yanındaki antikacıya uğramayı unutmayın, yukarıda bahsetmiştim 🙂

Karnımız doyduysa gelelim tatlı& kahve kısmına; dekorasyonuyla kalbimi çalan, bu dekor içindeki bir çok objenin satılık olduğu, kendinizi ananenizin mutfağında hissedeceğiniz Koffie& Zo… Ara sokaklarda, kanal manzaralı, minik, şirin bir kafe.

Yine ortaya karışık birkaç yer belirtmem gerekirse; Stads- Koffyhuis, Seven Days…

Bu yazı serisi uzayarak devam edecek…. Sizin de eklemek istediğiniz yerler varsa bana yazın 🙂

Bu paylaşımlar da ilginizi çekebilir...

Post a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazılar...

Eski yazılar...