Blog post

1 ÜLKE& 1 HİKAYE; Barcelona’da Başımıza Gelenlere İnanamayacaksınız

İlk Kız Kıza Yurtdışı Tatili; Barcelona

Hayatımızdaki ilklerin yeri ne kadar büyük, ne kadar özel. İlk kız kıza yurtdışı seyahati mesela. Yaşınız küçük, dünya sanki gördüğünüzden daha büyük. İçinizde sürekli pır pır eden bir yer, aile tavsiyeleri, bu söylenileni unutmamalıyım, şu konuya mutlaka dikkat etmeliyim derken saniyesinde aklınızdan uçup giden, sonrasında ‘ah neden ailemi dinlemedim ki’ diyeceğinizi bilmeden eğlendiğiniz anlar.

Rotamız İspanya’nın yıldızlarından birisi; Barcelona. Mevsimlerden bahar, muhtemel hava tahmini güneşli. Dört kız çıktığımız bu tatilin tüm planlaması haftalar öncesinden yapılmış, gezilecek yerler, yenilecek yemekler her şey belirlenmiş. Sıra eyleme geçmekte.

Yaklaşık üç buçuk saat sonunda uçağımız Barcelona’ya indiğinde yaptığımız ilk iş, tembihlendiğimiz üzere ailelere haber vermek. Telefon, internet olayları şimdiki gibi değil. Telefonunuzu açıp, kısa mesaj atıp hızlıca kapatıyorsunuz. Öyle sınırsız internet, arayıp görüntülü konuşma yapalım, etrafımızı gösterelim gibi lükslerimiz yok.

Barcelona’daki Gezilecek Yerler Listemiz ile Başlıyoruz

Mesajlar gönderildi, otele yerleşildi, şimdi hedefimiz Barcelona’nın İstiklal Caddesi olarak tanımlanan La Rambla, şehrin can damarlarından birisi. Haydi bakalım tabanlarımıza kuvvet diyerek şehri gezmeye başlıyoruz. Her yer cıvıl cıvıl, dans edenler, yüzünü Kristof Kolomb Heykeli yönüne çevirmiş gün batımı için sahile yürüyenler, sokak satıcıları ve etrafı keyifle gezen, inceleyen biz. İlk günümüz, yol yorgunluğu, mutluluk sarhoşluğu ve genç akıma uyup güneşi sahilde uğurlayalım kararı ile sakince ve keyiflice sonlanıyor. Hayal ettiğimiz yerde, hayal ettiğimiz şekilde.

Barcelona’daki ikinci günümüzde yapılacaklar listemiz kabarık. Burası ünlü mimar Gaudi’nin şehri, buralara gelmişken onun birbirinden değerli, Unesco listelerinde yer bulmuş yapıtlarını görmeden dönmek olmaz tabii ki. İlk olarak birbirine nispeten daha yakın konumlarda bulunan Casa Milla ve Casa Batloo’yu ziyaret ediyoruz. Oldukça etkileyici yapılar, nefesimizi tutup merakla inceliyoruz koca binaları. Her detayını her rengini aklımıza kazımaya çalışıyoruz.Bizim ilk kez görme heyecanıyla incelediğimiz evin köşesinde gençler sandviçlerini yiyip sohbet ediyorlar, sanki bir film sahnesindeyiz.

Bir sonraki durağımız La Rambla caddesi üzerinde bulunan Mercado De La Boqueria. Et, balık, meyve, sebze, şeker, çikolata satan büyük bir market burası. Dilerseniz balığınızı seçiyorsunuz ve sizin için hemen pişiriyorlar. Tabii ki gitmeden önce methini oldukça duyduğumuz bu markette balığımızı yiyoruz. Hem yemeğimiz hem de atmosfer o kadar muhteşem ki belleğimizden yıllar sonra bile silinmeyecek bir anı olarak kalıyor bu deneyimimiz. Yemek sonrası, bir sonraki durak için meyvelerimizi yanımıza alıyoruz ve bolca yokuş içeren yolumuza koyuluyoruz.

Sonraki durağımız Gaudi’nin en keyifli eserlerinden birisi; Park Güell. Masal gibi bir yer, rengarenk seramikler, mağaralar, merdivenler… Yolu biraz zorlayıcı olsada, rengarenk parkta, sokak müzisyenlerinin şarkıları ve dansları eşliğinde meyvelerimizi yerken iyi ki gelmişiz diyoruz, iyi ki gelmişiz.

Park Güell dönüşünde sabah önünde metrelerce sıra olan Sagrada Familia Bazilikasına tekrar uğruyoruz, bu sefer umutluyuz, sıra azalmış olacak ve biz bu büyük eserin içini de gezebileceğiz. Sanırım olumlu enerjimiz yerine ulaşıyor ve on dakikalık bekleme sonrasında Gaudi öldükten sonra yarım kalan ve uzun yıllardır restorasyonu devam eden yapıtın içerisine girebiliyoruz. Renkli camlardan içeri süzülen ışık demetleri, her bir detayı insanı şaşkına çeviren duvar motifleri ve içerideki kalabalığın uğultusu ile büyüleniyoruz, dakikalarca hayran hayran geziyoruz.

Barcelona’da Flamenko Dansı Gecesi

Akşam için planımız tabii ki belli, olmazsa olmaz Flamenko dans gecesine katılacağız, kalbimiz küt küt. Ama bir taraftan da hem yorgunuz hem de ülke sarhoşuyuz. Hava güneşli ama serin serin esiyor, sürekli yürüdüğümüz için bacaklarımız hafif hafif sızlıyor. İşte o anlarda, kızlar arasında çaktırmadan hasar kontrolü yaptığımız sırada, arkadaşım aslında boğazımda hafif bir ağrı var diyor, ama tabii ki hiçbirimiz bu durumu yeteri kadar ciddiye almıyoruz. Odağımız belli, akşamki dans gösterisi.

Müzikle, ritimle, harika bir görsel şölenle geçiyor akşamımız. Anlatılmaz yaşanır dedikleri şey sanırım bu. Her detayı özenle organize edilmiş, müthiş bir motivasyon ve tutkuyla öyle dans ediyorlar ki, o anın heyecanıyla dönüşte ilk iş dans kursuna başlayacağız kararı veriliyor kızlar arasında.

Bu coşku arasında öğlen boğazım hafif acıyor diyen arkadaşımızın ateşinin çıktığını fark etmiyoruz, o da bizim hevesimizi kaçırmamak için çok bir şey belli etmiyor. Ta ki otel odasına gelene kadar…

O andan sonra gizleyemeyecek kadar kötüleşiyor, ateşler içinde yanıyor, uykuya dalıyor, sayıklamaya başlıyor. Ne yapacağımızı şaşırıyoruz, tam bir panik anı. Seyahat sigortamız var mıydı, varsa nereye koyduk, aslında annem söylemişti ama ne demişti hiç hatırlamıyorum. Hastaneye gidelim, gidebiliyor muyuz, kartımızın limiti yeter mi, yeterli paramız var mı? Babamları arayalım para göndersinler, gönderebilirler mi, nereye gönderecekler ki? Kafamızda onlarca cevapsız soru, acemilik, tam bir panik anı. Bir taraftan ah İpek ah sana bunlar anlatılırken aklın neredeydi diye kızıyorum kendime, çünkü ailelerimiz sıkı sıkı tembihlemişti bizi, ama artık çok geç. Ne yapabiliriz diye düşünürken yüksek lisans için buraya taşınmış bir arkadaşım geliyor aklıma, hemen onu arıyoruz, onun sayesinde hastane, ilaç ve diğer prosedürleri hallediyoruz. Ailemiz sonrasında para gönderiyor tabii ama günler sonra geçiyor arkadaşımın hesabına. Şu an olsa ailemizin gönderdiği para Transfer Go sayesinde güvenli ve hızlı şekilde, aynı gün ulaşırdı arkadaşımın hesabına ama maalesef o dönemlerde bu kadar şanslı değildik. 

Gecenin sabahında arkadaşım çok daha iyi hissetmeye başlıyor ama bu sefer temkinliyiz. Otel odamızdan çıkmadan, internetten flamenko dansı hareketlerini izleyip pratik yaparak, dışarıdan sipariş verdiğimiz paellayı yiyerek geçiriyoruz günümüzü. Her şeye rağmen sağlıklıyız, mutluyuz ve birlikteyiz. İleride hatırlanacak güzel anılarımız var yanımıza kar kalan. Hayat zaten yaşanılanlardan sonra ders aldığımız, hafızalarımızda kalanlar değil mi?

İpek Evci

TransferGo’yu dilerseniz iş, dilerseniz kişisel amaçlı kullanabilirsiniz. Size kolaylık, karşı koyulamayacak fiyat avantajları ve güvenilir bir hizmet sunma sözü veriyoruz. İnternet üzerinden  para transferleri için şimdi kaydolun.

Bu paylaşımlar da ilginizi çekebilir...

Comments (1)

  • TRANSFER GO – İpek Evci

    11 Haziran 2021 at 12:47 pm

    […] İlk Kız Kıza Yurtdışı Tatili; Barcelona… […]

Post a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazılar...

Eski yazılar...