Blog post

Paris’in Olmazsa Olmazı; Louvre Müzesi

Louvre Müzesi

Tek bir müze hakkınız varsa tabi ki buraya gidiyorsunuz. Hatta müze hakkınız yoksa da buraya gidiyorsunuz. Buralara kadar gelip Louvre’a gitmezseniz çevrenizin ‘ayyy inanmıyorummm’ bakışlarına maruz kalabilirsiniz.

Şaka bi yana, hani şu meşhur piramitinden tanıdığımız ( Bursa’lılarda Zafer Plaza sayesinde AVM algısı yaratan) müze var ya heh işte orası.

Louvre Fransa’nın ilk müzesi. Adamlar yapmışken tam yapalım demişler. Tabi müze kadar avlusundaki piramit de bi o kadar meşhur. Piramit Da Vinci Şifresi kitabından sonra daha da meşhur oldu zaten 🙂 Kitaptaki bilgilere göre piramit 666 cam parçadan oluşmuş, hani şu şeytanın sayısı denilen 666. Ama bu bilgi bizi lekeler diyen müze sorumluları 673 parça var demiş. Fakat gönüllüler saymış sayı 666 🙂 Artık yorum sizin :):):):)

Bu piramiti ünlü mimar Leoh Ming Pei tasarlamış. Peki neden yapmış; Louvre Müzesini çok fazla kişi ziyaret ettiği için tek giriş kapısı yetmiyormuş ve yoğunluk oluşuyormuş ve Fransa Cumhurbaşkanı yeni bir giriş tasarlanmasını istemiş. Sonrasında Pei’nin tasarımının hayata geçirilmesine karar verilmiş. Tabi ki karşı çıkanlar olmuş, beğenmeyenler olmuş fakat sonuç ortada günümüzde bu piramit oldukça merak ediliyor, ziyaretçi çekiyor. Müzeye gelen burada fotoğraf çekmeden dönmüyor. Bakınız bir üstteki foto 🙂 Efe eli havada poz vermeye çalışan insanları görünce doğal olarak ‘ne yapıyor bu komik insanlar’ dedi, bizde ne yaptıklarını uygulamalı açıkladık:)

Biz müzenin avlusuna girdiğimizde piramit tam karşımızda kaldı, orada müzeye girdik, aşağıdaki bilgi, yönlendirme alanlarından geçip müze içerisine giriş yaptık. Bu arada metro duraklarını kontrol edin, müzeye çok yakın duraklar var.

Ya acıkırsam diye endişelenenler için; müzenin içerisinde kafe, restoran vs. tarzı yerler var :p

Bize müzeyle ilgili çok büyük, her yerini dolaşmak için günler lazım demişlerdi, amannnnnnn demiştik ama gerçekten büyük. Peki bunu nasıl anladık, kaybolunca 🙂

Gitmeden önce sırf kaybolmayalım, rahat dolaşalım diye ne yapmam gerektiğini dikkatlice incelesem de karışık gözükmeyen ama nasıl olduğunu anlamadan karışıp kaybolduğunuz bir müze yapmışlar tebrikler 🙂

Özetle; audio guide mutlaka alın, takip etmek için renk ve sayılara dikkat edin ve gitmeden mutlaka hangi bölümleri gezmek istiyorsunuz karar verin. Müze büyük, ben her yerini karış karış gezeceğim diyorsanız saygımız sonsuz, ama önceliklerim var diyorsanız hedefi belirleyin ve öyle gezin.

Size tek bir eseri çok rahat bulabileceğinizin garantisini veriyorum, hazır mısınız 🙂 Da Vinci’nin meşhur Mona Lisa’sı. Bu eserin bulunduğu oda için özel yönlendirmeler var, rahat rahat bulursunuz. Odaya girdiğinizde kocaman bir kalabalık, cam fanus içerisine konulmuş, hayallerinize göre çok daha küçük olan tablo ve etrafında çizgiyi geçmeyin diye size bakış atan güvenlik ile karşılaşacaksınız.

Müze Salı günleri kapalı. Çarşamba ve Cuma 21:45’e kadar, diğer günler ise 18:00’a kadar açık.

Müzede Antik Mısır, Yunan, Fransız, İtalyan tabloları, Flemenk resimleri, geçmiş çağlara ait sanatsal çalışmalar var, var da var yani. Diyorum ya gitmeden önce görmek istediğiniz yerleri mutlaka belirleyin.

Yolu düşen herkese şimdiden keyifli turlar,

İpek

Bu paylaşımlar da ilginizi çekebilir...

Önceki yazılar...

Eski yazılar...