Blog post

Graz Gezi Rehberimiz

Graz, Avusturya’nın 2. büyük şehri fakat son döneme kadar pekte keşfedilememiş bir şehir. Neden böyle söylüyorum çünkü Graz ile ilgili araştırma yaparken çok fazla bilgi bulamadım. Biz gezdik gördük, okuduklarımızı birleştirdik ve işte ortaya karışık Graz gezi rehberimiz.

Nerede Kaldık?

Grand Hotel Wiesler. Bu oteli Oitheblog sayesinde bulduk ve bayıldık. Yeri müthiş, odaları müthiş ve otelin restoranı da süper. Eee daha ne olsun:) Bu arada otelin arka sokağında otelin anlaşmalı olduğu otopark var, arabalı gelenler için :p

Graz Hakkında

Şehir 1 gecelik, haydi bilemediniz 2 olsun. Ama söylüyorum bence uzatmayın:) Biz 1 gece 1,5 günde bence yeterince gezdik.

Şehrin ortasından Mur Nehri geçiyor. Çılgınlar gibi akan bu nehir bir klasik olarak şehri 2’ye bölmüş zengin bölge ve diğerleri. Zengin bölge Hauptplatz kısmında kalan bölge, zaten çoğu yer o tarafta yer alıyor. Tabi günümüzde bu ayrım değişmiş. ‘Diğer bölge’ Kunsthaus Graz yani şehrin Modern Sanat Müzesi ile hareketlenmiş, yeni yeni kafeler, restoranlar açılmaya başlanmış.

Gezilecek Yerler

Hauptplatz

Şehrin ana meydanı, yani göz bebeği 🙂 Hani ilk nereden başlasak denilen meydan var ya işte orası. Tüccarlar yıllarrr yıllarrr önce ürünlerini bu meydanda satıyorlarmış. Ve tatsız bir konu ama idamlar da bu meydanda yapılıyormuş. Dedim ya ana meydan burası, ne ararsan burada.

Sporgasse

Ana meydanda dışı çiçek kabartmalı, süslü bir bina var, swaroski binası. O binadan girdiğiniz zaman yürüyeceğiniz cadde Sporgasse Caddesi. Bu caddede dar, kıvrımlı, dik bir cadde. 25 numaralı evde eli palalı bir türkün minik heykeli varmış. Heykelin hikayesi Viyana kuşatması dönemine uzanıyor, Biz özellikle bu binayı aramadık, çokta ilgimizi çekmedi. Ama sizin bilginize 🙂

Herrengasse

Klasik bir benzetme; istiklal caddesine benzeyen sağlık sollu dükkan, restoran vs. olan cadde. Sonunda da meşhur meydan Hauptplatz’a bağlanıyor. Sonbahar, kış dönemi giderseniz bu caddedeki kestanecilerden mutlaka kestane alın, aşırı lezzetliydi 🙂

Bu caddede 16 numarada avlularıyla ünlü Landhaus Courtyard var, biz giremedik sanırım bir organizasyon vardı, siz girerseniz bana da bi fotoğraf gönderin olur mu:)

Schlossberg Tepesi

Adını 1000 yıl önce yapılmış kaleden alıyor. Ama aldanmayın kale şuan yok, kalıntıları var meraklısına. Kaleyle ilgili efsaneler çok, gelmiş geçmiş en güçlü kale bu deniliyor, Napolyon bile alamamış, mış, mış 🙂 Bu zirvede göze en çok çarpan şey saat kulesi, şehrin simgesi haline gelmiş, önünde fotoğraf çekilen çekilene 🙂

Şehirden 473 mt. yükseklikteki bu tepenin manzarası tabi ki güzel, ama biz boğaz manzarası görmüş insanlarız o yüzden beklentiyi çok yükseltmeyin 🙂 Biz tepeye gün batımında çıktık ve işte bu kısmı gerçekten keyifliydi. Şanslıydık, gökyüzü renkten renge geçti, bizde keyfini çıkardık.

Unutmadan; buraya ulaşmak için dik merdivenler, yokuşlar çıkmak zorunda değilsiniz, asansör var. Biz asansörle çıkıp, yürüyerek indik. Asansör Murinsel’in olduğu köprüden sonraki köprünün sonunda:) Murinsel neresi diyorsanız, birazdan orayı da anlatacağım. Şimdiden söyledim ki haritaya ne yazarsanız asansöre rahat ulaşırsınız bilin istedim 🙂

Kunsthaus Graz (Friendly Alien)

Size yazının başında bahsetmiştim buradan, haydi bakalım hatırlıyor musunuz 🙂 Demiştim ki nehrin diğer tarafını canlandıran yapı, şehrin modern sanat müzesi. Eğer bizim otelde kalırsanız resmen yan komşu 🙂 Gece ışıklandırılınca falan güzel oluyor ama ben tarihi dokuların içinden çılgınca çıkan modern yapıları sevemiyorum bi :S Neyse bakalım siz sevecek misiniz 🙂

Bu arada bu müzenin kafesi lokaller tarafından çok seviliyormuş, vaktiniz olursa bilginize 🙂

Müze pazartesi günleri kapalı, onun dışında 10:00-17:00 arası açık 🙂

Lendplatz ve Çevresi

Hazır hareketlenen nehrin karşı yakasından bahsetmeye başlamışken bu bölgeye de değinelim. Yeni yeni kafelerin, restoranların açıldığı bu bölge müzenin arka sokaklarından başlıyor. Vaktiniz olursa turlarsınız, biz şöyle bir dolaştık, keyifli bir turdu. Tam hangi bölge derseniz Mariahilferplatz- Lendplatz’ı referans alabilirsiniz.

Eggenberg Sarayı

Biz buraya gitmedik, daha doğrusu gidemedik. Şehrin biraz dışında kalıyordu ve zamanlamayı ona göre ayarlayamadık. Ama siz gidin 🙂 Çünkü bu sarayın 12 kapısı ayları, 365 penceresi de yılları temsil ediyor. Bazı odaları sadece rehberli turlarla gezilen saray fotoğraflarda güzel gözüküyor 🙂

Ama Avusturya saraylarla dolu, başkasını gezeriz diyorsanız o kısma karışmam 🙂

Murinsel

Mur nehrinin üzerindeki garip modern görünüşlü yapı. Bir modern daha yani 🙂 Biraz keyif yapayım derseniz nehrin ortasındaki kafesi güzel bir alternatif olabilir.

Oper Graz

Stadpark’ın arka tarafında kalıyor. Önce opera binası sonrasında parkta keyifli bir tur mantıklı olabilir:) 1899’da yapılan opera binasının dilerseniz içini gezebilirsiniz, denk gelirseniz güzel bir oyun izleyebilirsiniz. Öncesinde programa bakmak tabi ki mantıklı.

Graz Katedrali

Şöyle etrafı bir dolaşalım dediğinizde mutlaka karşınıza çıkacaktır. Tamam ufak bir tüyo opera binasına yakın 🙂

Stadpark

Sonbaharda gezdik diye mi böyle düşünüyorum bilmiyorum ama oldukça keyifli bir yer. Girişinde güzel bir kafe de var.

Graz’da Yeme& İçme

Kahvaltı ve akşam yemeği için Wiesler’in restoranı Spelsesaal iyi bir alternatif. Ortam güzel. Biz sabah kahvaltımızı burada yaptık, avrupada kahvaltı standartlarına göre iyiydi, ama tabi beklentiyi yükseltmeyelim.

Kahve; Tribeka

Öğle Yemeği; Biz olduğu sokağı çok beğendiğimiz için Don Camillo‘da yedik. Pizzası idare ederdi, makarnayı sevmedik. Ama o güzel sokakta şarap yudumlaması inanın keyifliydi.

Graz’da yaptığımız keyifli turumuz burada sona eriyor. Sıradaki durak; Hallstatt…

İpek

Bu paylaşımlar da ilginizi çekebilir...

Yorum yaz

Önceki yazılar...