Blog post

En keyifli kaçamakların adresi; Bozcaada

Bir tatil düşünün yoluyla, deniziyle, gecesiyle, gündüzüyle, eşsiz kahvaltılarıyla, içtiğiniz kahvesi, yediğiniz kurabiyesiyle, üzüm bağlarıyla, gün batımıyla aklınızda, kalbinizde derin izler bıraksın, yine yeniden gitme isteği yaratsın. 
Güzel bir hafta sonu kaçamağı için adresimiz Bozcaada, hatta derseniz o kadar da kısa sürmesin şahane bir long weekend rotası Bozcaada.
Bozcaada’ya sadece bir kez gidip bir daha gitmek istemeyen var mıdır bilmiyorum fakat bağımlılık yapıyor benden söylemesi. Adanın keyfini aşırı kalabalıkla boğulmadan sakince çıkartmak istiyorsanız eğer gidiş tarihiniz çok önemli. Özellikle resmi tatillerde ada popülasyonu oldukça artıyor. O yüzden bayrama, seyrana denk getirmek yerine herhangi bir hafta sonu gitmek kesinlikle daha mantıklı olacaktır.
Son bir not; ada tatili çocuklu ailelerin de değerlendirebileceği bir alternatif, biz Efe’yle oldukça keyifli vakit geçirdik. Suyun sıcaklığı Haziran sonrasında biraz daha arttığından ve su uzun bir süre sığı kaldığından Bozcaada denizi ve sahilleri çocuklar için oldukça uygun. Ama su ortalamaya göre soğuk, uyarıyorum sonra aman donduk vs. demeyin.
Bu arada denize girmek şart değil, ilkbahar ve sonbahar aylarında adanın keyfi bambaşka. Bu fırsatta aklınızın bir köşesinde dursun 🙂
Ada Hakkında
Adada feribottan indiğiniz nokta adanın merkezi kabul ediliyor. Geçmiş yıllarda adanın merkezinden geçen dere, mahalleleri Türk ve Rum olarak ikiye ayırmış. Günümüzde bu derenin yerinde Çınar Çarşı Caddesi yer alıyor. Mahalleler arasında artık böyle bir ayrım olmasa da zamanında yapılan evlerin mimarisi 2 bölge arasındaki farkı görmenizi sağlıyor. Alaybey Mahallesi olarak geçen Türk kısmı tek katlı taş veya iki katlı cumbalı evlerden oluşuyor, sokakları ise labirent gibi kıvrımlı. Cumhuriyet mahallesi olarak geçen Rum bölümü ise 1900’lu yıllarda geçirdiği büyük yangından sonra tekrar planlanmış. Bu bölgedeki sokaklar birbirini dik kesiyor, sokaklar gibi evler de daha planlı, daha özenli. Bozcaada fotoğraflarında bol bol görebileceğiniz saat kulesi de bu bölgede yer alıyor. Meryem Ana Kilisesi içerisinde yer alan saat kulesi 2007 yılında restore edilerek açılmış. Ufak bir not kilisenin içini görmek isterseniz tek fırsatınız pazar sabahları 8:00’da yapılan ayindir. Onun dışında kilise kapalıdır. 
Ulaşım
Adaya ulaşım için farklı alternatifler var. Eğer bizim gibi Bursa üzerinden gidecekseniz 4 saatlik araba yolculuğundan sonra yaklaşık 15-20 dakika süren Geyikli feribotu ile adaya geçiyorsunuz. İstanbul üzerinden gelecekseniz İstanbul- Tekirdağ güzergahı üzerinden Gelibolu – Lapseki feribotunu kullanıp sonrasında 1 saatlik sürüş ile Geyikli feribotuna ulaşabilirsiniz. Başka bir alternatif ise Eceabat veya Kilitbahir feribotları kullanmak fakat bu feribotları kullanacaksanız biraz daha uzun ve virajlı bir yolda ilerleyeceksiniz şimdiden söylemesi.
Adada nerede kalınır?
Ada merkezinde çok güzel dekore edilmiş, kendinizi rüyada hissedeceğiniz butik otellerde kalabileceğiniz gibi biraz daha sade ama en sade haliyle bile huzur veren pansiyonlarda da konaklayabilirsiniz.  Merkezde bahsettiğim alternatifler dışında adanın iç bölümlerinde yer alan üzüm bağlarının yanıbaşında bulunan bağ evlerinde de konaklayabilirsiniz. Konaklamalarla ilgili son bir not; seyahat tarihinize göre rezervasyonunuzu mutlaka birkaç hafta önceden yaptırın. 
Adada nerede kalırsanız kalın sabah kahvaltınızda bir ziyafet yaşayacaksınız hazır olun. Pişiler, lokmalar, adanın vazgeçilmezi çeşit çeşit reçeller sizi güne en şahane şekilde hazırlayacak. O reçellerin tadı damağınızda öyle bir kalacak ki dönüş vapuruna yetişirken koşa koşa gidip reçeller alacaksınız ada meydanında kurulan tezgahlardan. 
Biz en son Efe’yle gittiğimizde Hora Konuk Evi’nde kalmıştık. Odası minik ama çok şirin, yeri de oldukça merkeziydi. Sahilde anlaşmalı olduğu bir restoranda kahvaltımızı ettik, oldukça da memnun kaldık.
Adada nerede yüzülür?
Cevap çok kısa; her yerde. Adada rüzgarın yönüne göre çarşaf gibi olan bir koy mutlaka bulabilirsiniz. Dilerseniz merkezden kalkan minibüslerle Ayazma, Sulubahçe, Habbele, Mermer Burnu (Akvaryum) koylarına gidebilirsiniz. Tabi bunlar dışında motor, bisiklet kullanarak ulaşabileceğiniz farklı koylar da var. Yani kimsenin yüzmediği gizli koylar bulmak sizin elinizde. Bu alternatifler dışında adanın etrafını tekne ile dolaşıp gözünüze kestirdiğiniz maviliklerde yüzmek isterseniz ada merkezinde anlaşabileceğiniz turlar mevcut. 
Akvaryum Koyu’nda şezlong, şemsiye veya yiyecek& içecek alabileceğiniz bir tesis yok bu sebeple bu koya hazırlıklı gitmeniz lazım. Son bir güncelleme vermem gerekirse bu koya bu sene ‘yüzen market’ gelmiş, soğuk içecek ve minik atıştırmalıklar için, çok da iyi olmuş. 
Habbele ve Ayazma Plajları’nda yeme& içme ihtiyaçları için restaurantlar var. Sahil bölümünde dilerseniz şemsiye ve şezlong kiralayabiliyorsunuz. Yok istemem derseniz tüm sahil zaten sizin, istediğiniz noktada denizin ve kumun tadını çıkarabilirsiniz. 
Gelelim adanın geçtiğimiz yıllarda en çok turist çeken koyuna; Beylik Koyu. Yaklaşık 3 sene önce karaya oturan Mercy God isimli gemi sayesinde bu koy ada ziyaretçilerinin uğrak noktası olmuştu. Gemiyle çekilen fotoğraflar, gemiden sarkıtılan salıncaklar, gemi gölgesinde yapılan sohbetler ile koyun keyfi sonuna kadar çıkarılıyordu. Bu sene durduğu yerde çürüyen ve kendisini parçaladığı için doğaya zarar veren geminin sökülebilmesi için gerekli bekleme süresi tamamlandı. Beylik Koyu belirli bir süre kapatılarak gemi sökümü gerçekleştirildi. Hatta geçtiğimiz 3 yılda gemiye oldukça alışan ada halkı gemiye veda bile düzenledi. Ada sakinleri son dönemlerde gazetelerde çıkan gemiden suya zararlı maddeler sızdı konusunu yakından takip ediyorlar, öyle ki bizimle deniz suyu  analiz sonuçlarını bile paylaştılar. İlk yapılan değerlendirmelerden sonra çıkan haberler sebebiyle tekrarlanacak sürecin de takibindeler. Özetle ada halkı adasına sahip çıkıyor, dinamiklerini takip ediyor. 

Adalılar adalarına sahip çıkıyor
Kendi online radyosu olan ve hemen her mekanda bu radyonun yayınları dinlenen adada olup biteni takip edebileceğiniz bir internet sitesi bile var. www.gobozcaada.com sitesinin yakında aplikasyonu da tamamlanacak. Adaya gelecek yabancı turistleri de düşünerek ingilizce, fransızca ve japonca dillerine çevirisi yapılmış internet sitesinden ada ile ilgili bir çok bilgiye ulaşabiliyorsunuz. Bozcaada Belediyesi tarafından #bozcaadabizim etiketiyle dağıtılan broşürlerde adayla ilgili önemli detayları ve ada halkının misafirlerden beklentilerini öğrenebiliyorsunuz. Bu broşürdeki başlıklardan en çok dikkatimi çekenler; adada naylon poşet kullanılmaması, ada merkezine araç ile girilmemesi, yaya ve bisikletlilere öncelik verilmesi, koyların temiz tutulması ve yüksek sesten kaçınılması oldu. 
Gün Batımı
İşte sırada adanın olmazsa olmazı gün batımı var. Polente feneri, rüzgar gülleri ve denizin içine batan kocaman güneşi keyifle izleyebileceğiniz gün batımını yolunuz buralara düşerse sakın kaçırmayın olur mu? Hafta sonu oldukça kalabalık olan bu noktayı hafta içi ziyaret etmek daha keyifli olabilir. Güneşi batırmaya giderken yanınızda portatif sandalyelerinizi ve ada merkezinden alabileceğiniz sandviçlerinizi de unutmayın. Bu noktada ufak bir eleştiri getirmek gerekirse maalesef insanoğlu elinin değdiği yeri çirkinleştiriyor. Geçtiğimiz yıllarda manzaranın olduğu burna araçlarla girmez, insanlar ellerinde sepetlerle ufak bir yürüyüş yapıp oturacağı köşeyi seçerdi. Bu sene girilmez demirleri kaldırılarak araçlar manzaranın içine kadar sokulmuş ortalık toz duman, arabalardan etrafı rahatsız eden müzik  yayılıyor ve bu durum maalesef keyifleri biraz kaçırıyor. Bu eşsiz gün batımının ve adanın hakkını veren insanların sayesinde güzel bir döngü ile bu keyifsiz ortamın yok olacağını umuyorum.
Bunları yapmadan dönmeyin…
Adanın meşhur aromalı türk kahvelerini tatmayı, pastanelerindeki çeşit çeşit kurabiyelerden yemeyi (sakızlı kurabiye ve damak çatlatan kurabiye bizim favorimiz), her köşesinde kendinizi farklı bir stüdyoda hissedeceğiniz ada sokaklarında fotoğraf çektirmeyi, meşhur ada bağlarının üzümlerinden elde edilen şaraplardan içmeyi ve gittiğiniz gün dönüş vapuru için rezervasyon yapmayı sakın unutmayın.
Ada hakkında daha detaylı bilgi almak ve sadece deniz& güneş tatili değil de biraz da adayı tanımak istiyorsanız eğer Bozcaada Yerel Tarih araştırma müzesine mutlaka uğrayın. Ayrıca Türkiye’nin en iyi korunmuş kalelerinden birisi olan Bozcaada Kalesi’ne de mutlaka birkaç saatinizi ayırın.
Şimdilik benden bu kadar.

Bu paylaşımlar da ilginizi çekebilir...

Yorum yaz

Önceki yazılar...

Eski yazılar...