Blog post

Bursa’nın şirin köyü; Cumalıkızık

Cumalıkızık; Kurtuluş Savaşı, Dünya Savaşı geçirip, tarihte birçok olaya tanıklık yapmış, tarihi dokusunu yürüdüğünüz sokaklarda hissedebileceğiniz, hafta sonu turlarının sıkça tercih edilen adresi. Son dönemlerde meraklı ziyaretçileri sebebiyle kalabalık günler geçirse de Cumalıkızık ziyaret edilmeyi hak eden köylerden.

Çocukluğum buralarda geçti desem yalan olmaz. Yani meşhur oluşunu, kalabalıklaşışını yıl ve yıl izledim. Gözlerimin önünde meşhur oldun be Cumalıkızık, keşke bu kadar da olmasaydın 🙁 En çok gözüme batan ve beni rahatsız eden şey, canımmm köy evlerinin duvarlarına perde gibi astıkları ‘Gözleme Bulunur’, ‘köy kahvaltısı burada’ yazıları!!!! Önceleri o el işi ürünleri de asmazlardı duvarlara, önlerinde minik sandıklar olurdu onların içinde sunarlardı bize. Herşey daha doğal, daha sakin, daha az gösterişli ve çok daha güzeldi. Şimdi ben bu yazıyı yazınca aman artık o köyde güzel mi, turistten geçilmiyor, hiçbir özelliği yok vs. diye bana çemkirecekler o yüzden hiç zahmet etmeyin. Siz buranın adını bilmezken biz burada gerçek köy kahvaltısı yiyorduk 🙂 Ama inatla söylüyorum, eğer nerede ne yapacağınızı biliyorsanız bu köy hala çok keyifli.

Bursalıların hafta sonu turlarının uğrak adresi olan köy 2002 yılında Kınalı Kar isimli diziye ev sahipliği yapmasıyla birlikte Bursa dışından da ziyaretçiler ağırlamaya başladı (maalesef- hele o tur otobüsleri yok mu.:( ). 2014 yılında Bursa ili ile birlikte Unesco Dünya Mirası listesine kabul edilen köyü dilediğiniz mevsimde ziyaret edebilirsiniz. Yazın cıvıl cıvıl, yemyeşil olan köy sokaklarını kışın kar yağarken dolaşmanın keyfi apayrı.

Köy Hakkında…

Cumalıkızık; 1300’lü yıllarda Bursa’ya yerleşen Oğuz Türklerinin kurduğu yaklaşık 15 Kızık köyünden birisi. Uludağın eteklerine serpiştirilmiş gibi duran Kızık köylerinden çok az kısmı günümüze ulaşabilmiş. Değirmenkızık, Hamamlıkızık, Derekızık bunlardan bazıları. Osmanlı İmparatorluğunun kuruluşundan beri varolan bu köyün tarihi dokusunu geçen zamana, doğal afetlere ve Kurtuluş Savaşına rağmen bu şekilde korumuş olması gerçekten etkileyici.

Cumalıkızık’ta evler genelde 3 katlı, cumbalı ve iç avlulu. Köyde bir çok evin avlu kısmı restoran olarak işletiliyor. Dilerseniz kahvaltınızı bu avlularda yapabiliyorsunuz, teyzeler sıcak sıcak gözlemenizi yanıbaşınızda hazırlıyor. (Ama uyarıyorum bu oldukça turistik bir organizasyon)

Köye ulaştığınızda kocaman bir meydan sizi karşılıyor. Köyün içine araç ile giriş yapılmadığı için aracınızı meydanındaki otoparka park etmeniz gerekiyor. Köyün girişindeki büyük  meydanda kurulan sergi alanı genelde kalabalık oluyor fakat köyün ara sokaklarında dolaşmaya başladığınızda yavaş yavaş sıyrılıyorsunuz bu kalabalıktan. Hafif yokuşlu köy sokaklarında dolaşırken bazen köy köpekleri eşlik ediyor turunuza bazen dağın yamaçlarından sızan suların oluşturduğu minyatür dereler.

Cumalıkızık’a ulaşım

Cumalıkızık’a Bursa-Ankara yolunun 10. kilometresinde dağ yamacına doğru saptıktan yaklaşık 10 dakika  sonra ulaşabiliyorsunuz.  Köye ulaşım için otobüs ve minibüs alternatiflerine son yıllarda genişletilen metro ağı sayesinde metro da eklendi. Dilerseniz metro sayesinde trafikte geçireceğiniz zamanı azaltıp sonrasında 10 dakikalık minibüs yolculuğuyla köye rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz.

Cumalıkızık’ta Neler Yapılır?

Küpeli Ev

Uğramadan geömeyin olur mu? Zaten çok da vaktinizi almaz ama bir göz atın 🙂 Adını etrafında bulunan küpe çiçeklerinden alan ve yaklaşık 700 yaşında olan bu ev Unesco Derneği tarafından ‘Proje Uygulama Evi’ olarak seçilmiş. Belirli dönemlerde denetlemesi yapılan evin içi köydeki evleri simgeleyecek şekilde restore ve dekore edilmiş. Ev içerisinde yer alan objelerin tamamı Bursa’da yapılmış ve farklı illerden hiçbir eşya kabul edilmemiş. Evin odaları isimlerini köyün simgelerinden alıyor; ahududu, kestane, kiraz ve ortanca.

Evin bir odasında yaklaşık 100 yıllık Osmanlıca ve Fransızca tıp kitapları sergileniyor. Evin başka bir köşesindeki küçük bir dolabın içerisinde  Almanya’nın Kulumbach kasabası ile Bursa Unesco Derneğinin kardeş olduğunu ve bu köşenin Küpeli Ev’in restorasyonuna yardım eden bu kuruluşa teşekkür için hazırlandığını öğreniyoruz. Kulubach kasabasında da Türkiye ve Bursa adına benzer bir köşenin olduğunu ve bizler gibi ziyaretçilerin ülkemizin ismini gördüğünü bilmek sevindirici.

Köy Sokakları ve Köy Evleri

Bu köye geldiğinizde bence yapılacak ilk şey sokaklarında kaybolmak. İncecik kıvrımlı sokaklarda dolaşmak, bazıları yıkılıyormuş gibi duran evlerin arasında dolaşırken döndüğünüz köşede karşınıza neyin çıkacağını merak etmek oldukça keyifli.

Köyde yaklaşık 270 ev bulunuyor fakat ortalama 180’inde hayat var. Köy içerisinde bazı evler restoran olarak işletildiği için evlerin avlularında köy havasını yaşayabileceğiniz, kışın demli çayınızı yudumlayacağınız, yazın buz gibi ahududu suyunuzu içebileceğiniz alanlar mevcut. Köyde dilerseniz kahvaltı, gözleme ve benim favorim köy mantısı alternatifleri de var. Mis gibi dağ havasını aldıktan sonra kim mantı üzerine ev baklavasına hayır diyebilir ki?

Ne Yenir, Ne İçilir- Nerede?

Cevaplar genelde köy kahvaltısı olsa da benim favorim yaz, kış hiç farketmez Mavi Bocuk‘un keyifli bahçesinde köy mantısı üzerine de ev baklavası yemek. Benim favorim, deneyin pişman olmayacaksınız. Köyde bir çok yer bu yeme içme işini şişiriyor, turistik formatta herşeyin tadını kaçırıp sunuyor önünüze… Ama Mavi Boncuk öyle değil, köyün kalabalığından nispeten sıyrılan bu işletmenin kiraladığı ufak odaları da var aklınızda olsun.

Köy Meydanındaki Sergiler

Köy girişindeki ana meydanda kurulan sergilerde köy kadınlarının kendi elleriyle yaptığı tarhana, erişte, turşu, ahududu reçellerinden alabilirsiniz. Ayrıca bu sergilerde yün patikler, hırkalar ve el işi birçok ürün de sergileniyor.

Biliyor musunuz birçok tur sadece bu meydana ve girişlerdeki evlere uğrayıp geri dönüyor. O sebeple bu meydandan ne kadar uzaklaşırsanız o kadar rahatlarsınız, kalabalıktan sıyrılırsınız.

Cin Aralığı’nın Hikayesi Nedir?

Cumalıkızık’ın olmazsa olmazı ‘Cin Aralığı’. Buraya neden bu isim verilmiş farklı hikayeler var fakat en sık anlatılanı; Kurtuluş Savaşı döneminde köyü basan ve köy halkını camiye tutsak eden Yunan askerlerinden kaçan köylüler ile ilgili. Hikayeye göre kilitli oldukları camiden kaçmayı başaran köylüler caminin hemen arkasında yer alan Cin Aralığının olduğu sokağa giriyorlar. Cin Aralığının özelliği sokağın en arka köşesinde yer alması ve sokağın başından bakıldığında gözükmemesi, bu şekilde de sokağın çıkmaz sokak zannedilmesi. İşte köylülerin kaçışı da bu şekilde oluyor. Yaklaşık 3 karış genişliğindeki Cin Aralığından kaçan köylüleri arayan yunan askerleri bu sokağı çıkmaz sokak zannediyorlar ve köylüleri ellerinden kaçırmış oluyorlar. O günden sonra da bu dar sokağın adı ‘Cin Aralığı’ olarak kalıyor. Oldukça meşhur olan bu aralıkta fotoğraf çekilmek isterseniz sıra beklemeniz gerekebilir, benden söylemesi.

Ufak bir hatırlatma; köyde karşınıza çıkacak çıkacak köy çeşmelerinden kana kana su içebilirsiniz. Dağdan gelen bu buz gibi su özellikle sıcak Bursa günlerinde oldukça ferahlatıcı oluyor.

Ayrıca köydeki hamam, cami ve köy hakkında daha fazla şey öğrenmek isterseniz Cumalıkızık Müzesi de ziyaret edilecek yerler arasında. 

Yolunuz Bursa’ya düşerse birkaç saatinizi rahatlıkla geçirebileceğiniz bu köyü de listenize ekleyin olur mu, pişman olmayacaksınız…

Şimdilik benden bu kadar, merak ettiğiniz birşey varsa severek cevaplarım…

İpek

Bu paylaşımlar da ilginizi çekebilir...

Önceki yazılar...

Eski yazılar...