Blog post

Şehrin İçerisindeki Huzur; Misi Köyü

Misi Köyü, Bursa’da Cumalıkızık’ın gölgesinde kalmış ama sevileni tarafından sahiplenilmiş, unutulmamış, müdavimi olunmuş… Şehrin hemen içinde ama sanki kilometrelerce uzaktaymış hissi veren bu küçük köyün içerisinde barındırdığı değerler ve bu köyde yapabileceklerini sizi de şaşırtacak…

Misi Köyü Bursa merkeze ortalama 12 kilometre uzaklıkta Orhaneli yolu üzerinde yer alıyor, köy ayrıca Gümüştepe Mahallesi olarak da geçiyor.  Şehir kargaşasının bu kadar yakınında ama bir o kadar da sakin ve beklediğiniz huzuru size veren bir köy Misi. Nilüfer deresi köyün içerisinden geçiyor, dere kenarında sıralanmış restoranlar ve piknik alanları köyü hafta sonu kaçamakları için daha da cazip hale getiriyor. Ama tabi ki her yerde olduğu gibi eğer fırsatınız varsa hafta içi gidin, misss gibi 🙂

Eski adı Mysia olan köyün 2000 yıllık bir geçmişinin olduğuna inanılıyor. Hristiyanlar için de oldukça önemli olan bu köyde İncil’in bir nüshasının olduğuna inanılıyor fakat köy halkı bu inanışı kabul etmiyor. Ben sordum ‘yavv ne alakası var, böyle dedikodu kızım bunlar, saçmalık’ dedi bi amca 🙂

Köyün yaşlı ve yıllara dayanan evleri 1989 yılında koruma altına alınmış ve sit alanı ilan edilmiş.

Bursa Nilüfer Belediyesi köy içerisindeki bazı evleri restore ederek müze haline getirmiş. İşte size köyü ziyaret etmek ve köyde daha fazla vakit geçirmek için geçerli sebeplerden birkaçı;

Yakın zamanda açılan Edebiyat Müzesi’nde Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Fazıl Hüsnü Dağlarca gibi bir çok önemli yazarın el yazmaları ve kişisel eşyaları sergileniyor.

Ayrıca köyde oldukça büyük bir Çocuk Kütüphane’si yer alıyor. Çocukları için özel olarak organize edilen bu kütüphane de büyükler için de ayrı bir alan oluşturulmuş. Bursa merkezden de birçok kişinin ziyaret ettiği bu kütüphane köy çocuklarının da vazgeçilmez adresi. Biz bu kütüphanede Efe’yle saatlerimizi geçirdik, onlarca kitap okuduk. Çocuklar için ayrılmış bir alan var, dilerseniz burada oturup çocuğunuzla birlikte kitabınızı okuyabiliyorsunuz.

Köyde ayrıca Mysia Fotoğraf Müzesi’de yer alıyor. Bizim gittiğimiz dönemde kapalı olan bu müzede fotoğraf ve fotoğrafçılıkla ilgili bir çok şey öğrenebilirsiniz. Bunun yanında karanlık oda ve belirli dönemlerde kurulan fotoğraf sergileri de bu müzede oldukça ilgi gören alanlardan.  Son olarak köyde 2011 yılında açılan Etnografya Evi’de meraklıları için ziyaretçilerini bekliyor.

Küçücük bir köy içerisinde insanları bu kadar çok besleyen yapının olması Bursalılar için büyük şans. Bursa gezilerinizde Tirilye, Cumalıkızık, Gölyazı turlarınız ile rahatlıkla birleştirebileceğiniz Misi Köyü’nü bence es geçmeyin.

Köyde dere kenarında kahvaltı edebileceğiniz, piknik yapabileceğiniz bir çok alan mevcut. Buradaki tesislerle ilgili olumlu, olumsuz bir çok şey okudum. Biz annem, Efe ben gittik ve hiçbir sıkıntı yaşamadık. Çay istedik, ama demlik içemeyiz, bitiremeyiz dedik, tamam ablam dedi bize 2 çay getirdi oradaki bey. 2 çay, 2 gözleme mis gibi orman havası 🙂

Ayrıca içimizde karavan alma isteği yaratan Misi Kamp Karavan Tesisleri de yolu Bursa’dan geçenlerin mola noktası olabilir. Oldukça geniş bir alana kurulan bu tesiste duş ve yemek ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz bir tesis de var. Kamp yapmanız veya çadır kurmanız gerekmiyor, dilerseniz buradaki tesistede vakit geçirebilirsiniz. 

 

Köyü yılın her mevsimi ziyaret edebilirsiniz. Her ne kadar yaz aylarında dere kenarında yapılacak piknik kulağa hoş gelse de( ki zamanı iyi ayarlamak lazım, toplu piknik organizasyonu gibi de olmasın :)), sonbahar aylarında dökülen yaprakları taşıyan dere kenarında sıcak çayınızı yudumlamak ayrı bir keyif olacaktır.

 

Yani sonuç olarak demem o ki, orada bi Misi Köyü var uzakta. 2 demli çay içmek, biraz keyif yapmak isterseniz hemen başucunuzda.

 

Sorunuz olursa seve seve cevaplarım, sonuçta memleketime hizmet 🙂

 

İpek

Önceki yazılar...

Eski yazılar...