Blog post

Çin Seddi

Pekin’e geldiğimiz günün ertesi sabahında, en merak edilen yere doğru yola çıktık; Çin Seddi. Pekin’in kuzeyinden geçen ve Çin’in kuzeybatısı boyunca uzanan 8851 metrelik duvarın bugün sadece 2500 km’si ayakta. Seddi dolaşabilmek için turizme açık olan 3 kapı var. Badaling, Mu Tian, Simatai isimli kapılardan giriş yaparak seddin farklı bölümlerini dolaşabiliyorsunuz. Badaling ilk açılan kapı, bu sebeple en kalabalık olanı, Mu Tian şehre biraz uzak olasa da en iyi manzaraya sahip, Simatai en son açılan kapı ve şehrin tehlikeli kısmında yer aldığı için çok fazla tercih edilmiyor. Şehir merkezinde Çin Seddi’ne bir çok tur düzenleniyor, dilediğinizi tercih edebilirsiniz. Eğer kendi imkanlarınız ile gideceksiniz erken saatte yola çıkmanızda fayda var, ilerleyen saatlerde kalabalıklaşıyor.

Pekin merkezden 1-1,5 saatlik araba yolculuğu sonrasında sedde ulaştığımızda sergi alanı ile karşılaştık, bu alandan anısı olsun derseniz mutlaka bişeyler alın. Bu alanda yeşil çay içebileceğiniz cafeler de mevcut. Yöresel tarzları ile ikram ettikleri için farklı bir deneyim olabilir. Tabi öncesinde mutlaka fiyatı ile ilgili mutabık kalın, aman dikkat!!! Burada bir çay içelim vs. şeklinde kişiler ile anlaşıp sonrasında uçuk hesaplar çıkarıldığına dair bir çok kötü örnek var 🙂

Biz yeşil çay molasını dönüşte veririz, biraz da dinleniriz düşüncesiyle bu alanı pas geçip, çok vakit kaybetmeden teleferik sırasına girdik ve giriş kapısı için tepeye tırmanmaya başladık.

Sedde ayak bastığımız ilk anda ‘neredeyim ben’ diye düşündüğümü hatırlıyorum. İleride dağların arasında incecik uzanan seddin devamını görünce heyecanım daha da artmıştı tabi ki. Aslında uzaydan görünen insan eli ile yapılan tek yapının Çin Seddi olduğunu gitmeden araştırmıştım, bu bilgi bile heyecanlanmaya yeterdi ama görmek nefes kesiciydi.

Bizim gezebildiğimiz bölümün duvar yükseklikleri 5-7 metre arasındaydı fakat seddin tamamı bu şekilde değilmiş. Bazı bölümlerin yüksekliği 1-2 metre olduğu ve yapısının da sağlam olmadığı biliniyor. Zaten bu şekilde sağlam olmayan bölümler yıkıldığı için seddin 2500 km’lik kısmı ayakta kalabilmiş.

Gezmeye devam ettikçe duvarların arasındaki minik odaları, gözetleme bölümlerini ve topları gördüğümüzde M.Ö. yıllarda bu denli büyük ve yapımı yıllar süren duvarın yapılma sebebini de ayrıca sorguladık. Bu konuyla ilgili farklı teoriler var; Çin’i Moğol ve Türk saldırılarına karşı korumak, savaşlarda esir düşenleri ağır işlerde çalıştırarak cezalandırmak, ülkeden kaçışları önlemek ve ülkenin tek çatı altında birleştiğini içeriye ve dışarıya göstermek.

Bu sebeplerden biri veya birkaçı için yapılan bu sed için söyleyebileceğim tek kelime ‘nefes kesici’,  ben de yarattığı en büyük duygu buydu, hala da bu 🙂 Sanırım bu yüzden Dünya’nın 7 harikasında birisi 🙂 Seddin üzerinde gücünüz yettiğince uzağa gidebilirsiniz, ama dönüş yolunu da hesaplayın, biz oldukça yorulmuştuk 🙂 Bu arada yanınıza su ve atıştıracak bişeyler almayı unutmayın, dediğim gibi yol yorucu 🙂

Bu arada yıl 2011’de Efe henüz yoktu ama buraya çocukla gidilebilir mi kısmını da yeğenlerimiz ile test ettik. Yaklaşık 2 yaşında bir prenses ve 4 aylık minik kuzuyla yaptık bu turu, hiç de sıkıntı olmadı 🙂

Çin seddinden bu kadar, buradaki deneyimimiz anlatılmaz yaşanır derdirten cinsten bu sebeple gözümüzün gördüğünü sizler de görebilin diye çektik. Bu tura ait bütün fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz…

Not: Yolunuz düşerse sakın atlamayın, hatta yolunuzu düşürün 🙂

İpek

 

Bu paylaşımlar da ilginizi çekebilir...

Comments (2)

  • Çin Seddi’nde Neler Gördük… – İpek Evci

    30 Ocak 2017 at 11:26 pm

    […] Daha detaylı bilgi, burada 🙂 […]

  • Çin Maceramız… – İpek Evci

    19 Şubat 2017 at 8:51 pm

    […] Seddi yazısı için buraya , fotoğrafları için buraya […]

Comments are closed.

Önceki yazılar...

Eski yazılar...