Blog post

Efe’nin Panama’ya Adaptasyon Süreci/ Nelere Dikkat Ettik?

Panama’ya yerleşmeden önce Efe ile ilgili durumlara daha sağlıklı yaklaşabilmek için bir pedagogdan destek aldık. Tabi ki bütün çocuklar ve içerisinde bulunduğumuz durumlar birbirinden farklı fakat bize verilen ufak tüyoları sizlerle paylaşmak istiyorum. Son dönemlerde çok fazla ülke değişikliği, şehir değişikliği haberi alıyorum, neler yaptığımızı soruyorsunuz, buradan toplu bir cevap olsun.

Bize söylenen ve belki de içimizi en çok rahatlatan cümle çocukların bu tip değişikliklere daha kolay adapte olması oldu sanırım. Ama tabi ki burada dikkat edilmesi gereken bazı noktalar da var. Çocuk eğer bu değişlikliği anlayabilir durumda ise mutlaka net ve basit şekilde anlatılmalı. Mesela bir Dünya haritası üzerinde yaşanacak bölgeler işaretlenebilir, buraya nasıl gidilecek, ne kadar sürecek gibi basit ve net bilgiler verilebilir. Nesneler üzerinden anlatmak her zaman daha sağlıklı ve etkiliymiş. Biz ufak bir Dünya haritası üzerinde Panama’yı ve Türkiye’yi işaretledik, bir de üstüne uçak çizdik. Şimdi aklına geldikçe açıp bakıyoruz haritaya, tekrar tekrar anlatıyoruz, anne baba Efe Panama’da , teyze, dede, babane, o an aklına kim gelirse Türkiye’de diye.

Panama’ya ilk geldiğimizde ortalama 1 ay, kendi evimizi tutana kadar geçici bir evde kaldık, sonrasında kendi evimize geçtik. Bu 2 evin aynı alanda olmasının önemli olduğunu konuşmuştuk pedagogumuz ile. Çünkü Efe ilk 1 ay bir mahalleye adapte olduktan sonra tekrar bir değişiklik onu zorlayabilirmiş. Şansımıza 2 ev karşılıklı denk geldi. Bu sayede Efe 1 ay boyunca alıştığı alandan hiç ayrılmamış oldu. Hatta 2 ev arasındaki taşınma sürecimiz biraz uzayınca sabah birinde akşam diğerinde olunca bu geçiş iyice yumuşadı. Eski evimiz, yeni evimiz oldu evlerin adı. Hatta bazen karşı apartmana bakıp merhaba eski evimiz diyor 🙂  Bu ilk süreçte mümkün olduğunca sokakları gezdik, market, cafe, park her sokağı hava 30 derece iken yürüdük. Efe’nin yaşadığı alana adapte olabilmesi için, bu şehirde de benzer bir yaşam alanının olduğunu bilmesi için bu turlar da önemliymiş 🙂 Zaten hemen alışıveriyorlar 🙂

Bir sonraki konumuz ise Efe’nin okul süreci. Aslında bu konuda biraz aceleci davrandık, daha doğrusu şartlar bizi buna sürükledi. Efe Türkiye’de hiç okula başlamadı, sadece arkadaşları ile oyun grupları vardı fakat ona da ablasıyla gidiyordu. Bu sebeple pedagogumuz ile Efe’nin okula tüm hazırlıklarımız bittikten sonra, yeni evimize taşınıp, eşyalarımız da geldikten sonra başlamasının daha doğru olacağını konuşmuştuk. Diyorum ya her zaman planlandığı gibi olmuyor hayat. Okul sürecimizi ayrıca uzun uzun yazacağım.

Ve ana zorluğumuz, dil farkı. Bu sadece Efe için değil benim için de ciddi bir sorun aslında. Çünkü insanlar burada İngilizce konuşmuyor, konuşmayı geçtim, hiç birşey anlamıyorlar, sizi %100 İspanyolca biliyormuş gibi düşünüyorlar 🙁 Biz bu zorluğu oğlumla birlikte aşıyoruz, evet şu an çok bişey anlamıyoruz, biz de anlamadığımız herşeyle dalga geçiyoruz. Başlarda özellikle okulun ilk günlerinde Efe kendisini anlatamadığında çok sıkılıyor ve üzülüyordu, yavaş yavaş içine kapanmaya başlamıştı. Ona benim de anlamadığımı, ikimizin yavaş yavaş öğreneceğimizi anlattım defalarca. Bir dönem bizimle ispanyolca konuşan herkesle ‘ne diyor bunlar yaa’ diye dalga geçtik, radyoda çalan şarkılara güldük, kendimizce sözler uydurduk o şarkılara, çok eğlendik, bu durumla dalga geçmeyi başarabildik. Efe’nin çocuklar için hazırlanan ve ispanyolca öğrenmesine yardımcı olan bir video serisi var. Onu mümkün olduğunca her gün birlikte izliyoruz, o kelimeleri öğreniyor, ben anlamamış gibi yapıyorum, o da bana öğretiyor, defalarca tekrarlatıyor bana, böylece o da daha iyi öğrenmiş oluyor. Ve bu kelimeleri duyduğu zaman anlayınca daha da mutlu oluyor. Kelimeleri benim bilememem ve onun bana öğretmesi kendisine olan güvenini de yavaş yavaş yerine getirdi, daha dik durmaya ve daha yüksek ses tonuyla konuşmaya başladı.

Çocukların kullanmasından çok fazla rahatsız olduğumuz tabletler, telefonlar bile birazcık işimize yaradı. Pink Fonk isimli uygulama sayesinde efe sayıları, renkleri, cisimleri vs. ingilizce ve ispanyolca ve hatta çince öğrenmeye başladı. You Tube üzerinden kontrol edemediğim videoları izlemesindense bu app üzerinden en azından faydalı bişeyler öğrenmesi bu zor süreçte bize iyi geldi, tabi ki kontrollü bir şekilde 🙂

Burda mümkün olduğunca bir rutin oturtmaya çalışıyoruz, Efe’nin dondurmacısı, bizim favori kahvemiz, Efe’nin parkı, hafta sonu gezilerimiz, hafta içi yaptıklarımız hepsine birlikte karar veriyoruz. Bu şekilde yeni hayatımızı birlikte şekillendirmiş oluyoruz, Efe de şuan için halinden gayet memnun gözüküyor.

Gelişmeleri mutlaka yazacağım, şimdilik bu kadar.

 

Sevgiler,

 

İpek

 

 

Önceki yazılar...

Eski yazılar...